Burgan Bank Türkiye’de

14 02 2013

burgan Eurobank Tekfen’in yüzde 99.26 hissesini satın alan Burgan Bank Grubu, Türkiye’de Burgan Bank markasıyla faaliyet göstereceğini açıkladı.

Bölgesinin lider bankacılık grubu ve Kuveyt’in en büyük bankalarından biri olan Burgan Bank, ‘Gücün Merkezi’ni Türkiye’ye taşıdı.

Aralık ayında Eurobank Tekfen hisselerini satın alarak bankanın yüzde 99.26’sına sahip olan Burgan Bank Grubu, bölgesel markasının sınırlarını Türkiye ile genişletiyor. Türkiye’de markasını Burgan Bank olarak açıklayan Burgan Bank Grubu, Türkiye yatırımı ile bölgesel genişleme hedefini sürdürüyor.

Burgan Bank Grubu’nun Eurobank Tekfen’i satın almasının ardından 28 Ocak 2013 tarihinde, Çırağan Sarayı’nda düzenlenen toplantı ile yeni marka duyuruldu. Eurobank Tekfen’in Burgan Bank markası ile faaliyetini sürdüreceğine ilişkin yapılan açıklamada Eurobank Tekfen’in iştirakleri olan EFG İstanbul Equities ve EFG Leasing şirketlerinin ünvanlarının ise Burgan Yatırım ve Burgan Leasing olarak değiştiği belirtildi.

Güçlü bir bölgesel marka olan Burgan Bank Grubu’nun, stratejik jeopolitik konuma ve güçlü bankacılık yapısına sahip olan Türkiye’deki iştiraki olarak Burgan Bank Türkiye’nin, Grubun güven ve ortaklık değerleriyle ve en iyi uluslararası uygulamaları sunma ilkesiyle faaliyet göstereceği açıklandı.

Türkiye’yi büyüyen bölgesel finansal güç merkezi olarak konumlayan Burgan Bank Grubu, güçlü sermayesini, yüksek likiditesini, uluslararası bilinirliğini ve bankacılık deneyimini Türkiye’nin gücü ile birleştirerek sinerji yaratmayı öngörüyor. Bu hedefleri doğrultusunda Burgan Bank, Türkiye’deki toplam 60 şubesiyle kurumsal, ticari, perakende ve özel bankacılık ürün ve hizmetleri sunuyor.

Burgan Bank Grubu’nun Türkiye’deki yeni markasını açıkladığı basın toplantısında Burgan Bank Grubu CEO’su Sayın Eduardo Eguren:

“Markamızı Türkiye piyasasına taşımak, Burgan Bank’ın bölgesel bir bankacılık grubu oluşturma stratejisi açısından önemli bir kilometre taşına işaret etmektedir. Hedefimiz, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’daki iştirak ağımız ile müşterilerimize güçlü finansal çözümler sunmaktır.

Bugüne dek birçok ödüle layık görülen Burgan Bank markasının coğrafi olarak yayılışı; genişlemeyi, yetkinliklerimizi artırmayı ve varlığımızı güçlendirmeyi hedefleyen stratejimizin doğal bir parçasıdır.” diye konuştu.

Burgan Bank Grubu CEO’su Eduardo Eguren’in ardından açıklama yapan Burgan Bank Genel Müdürü Sayın Mehmet Sönmez; “Burgan Bank Türkiye, Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinde faaliyet gösteren Kuveyt merkezli Burgan Bank Grubu’nun bir iştirakidir. Banka, Grubun Ürdün, Irak, Tunus ve Cezayir ile kurduğu sinerjiden ve Türkiye’nin jeopolitik konumu ile ekonomik büyüme potansiyelinden güç alacaktır. Burgan Bank Grubu’nun yer aldığı ülkeler ile Türkiye’nin ticareti, son 5 yılda yüzde 55 artış göstererek, 13.1 milyar doları ihracat olmak üzere toplam 14.7 milyar dolara yükselmiştir. Burgan Bank olarak, bu coğrafyadaki ticaretin finansmanındaki hacmimizin artacağına inanıyoruz. Burgan Bank’ın 35 yıllık deneyimi ve desteği ile stratejik hedeflerimize odaklanacağız. 2013 yılı sonunda aktif büyüklüğünde 6,5 milyar TL’ye, kredi hacminde 4.6 milyar TL’ye ve mevduat büyüklüğünde 3.7 milyar TL’ye ulaşmayı hedefliyoruz. ” diye konuştu.

BURGAN BANK HAKKINDA

Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinin en büyük holding gruplarından biri olan KIPCO Grubu’nun (Kuwait Projects Company) bir iştiraki olan ve 1977 yılında Kuveyt’te kurulan Burgan Bank Grubu, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da faaliyet gösteren bölgesel bir lider konumundadır. Burgan Bank Grubu, Kuveyt dışında çoğunluk hissesine sahip olduğu Cezayir (Gulf Bank Algeria), Irak (Bank of Baghdad), Ürdün (Jordan Kuwait Bank), Tunus’ta (Tunis International Bank) ve Türkiye’de Burgan Bank olarak faaliyet göstermektedir. 

1977 yılında kurulan ve Kuveyt merkezli en genç ticari banka olma özelliği taşıyan Burgan Bank, kurumsal bankacılığa ve finansal kuruluşlara odaklı hizmet sunmaktadır. Banka aynı zamanda büyüme sürecinde olan özel ve perakende bankacılık müşteri portföyüyle öne çıkmaktadır.

Burgan Bank Grubu olarak anılan banka genişleyen gelir yapısı, farklı fonlama kaynakları ve güçlü sermaye yapısıyla yıllar içinde sürekli olarak performansını geliştirmesiyle dikkat çekmektedir. Yüksek teknoloji ile etkin hizmetler sunan Burgan Bank, ulusal pazarının yanı sıra Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde de sektöre yön veren bir hizmet sağlayıcıdır.

Güven, bağlılık, mükemmeliyet ve ilerleme gibi gerçek değerler üzerine temellendirilmiş olan Burgan Bank markasının benimsemiş olduğu bu değerler aynı zamanda bankanın ulaşmayı hedeflediği yüksek standartları da yansıtmaktadır. Burgan Bank, tüm ürün ve hizmetlerini “Önce İnsan” felsefesini temel alarak geliştirmektedir.

Uluslararası marka değerleme şirketi Brand Finance’ın, AA not seviyesinde ve pozitif görünümlü olarak değerlendirdiği Burgan Bank markası, bu değerlendirmede Kuveyt bankaları arasında ikinci sırada yer almaktadır. Dört temel değerinden biri mükemmeliyet olan Burgan Bank, sektöründeki yüksek standartları korumaya odaklı hedefini sürdürmektedir. 2010 yılında ISO 9001:2008 sertifikasyonu yenileme sürecini başarıyla geçmiş olan Burgan Bank, bütün bankacılık işkollarının konu olduğu bu sertifikasyona Kuveyt sınırları içinde sahip olan tek banka iken, Körfez İşbirliği Konseyi Ülkeleri arasında da bu sertifikasyonu alan ilk banka ve ayrıca JP Morgan Chase Kalite Ödülünü 12 yıl üst üste alan tek Kuveyt bankası olma özelliği taşımaktadır.

Detaylı bilgi için tıklayın!

 

kaynak:CNBC-e

Reklamlar




Türkiye’ye Bir Banka Daha Geliyor

7 10 2012

100687

 

Japon bankası BTMU’nun önümüzdeki ay BDDK’ya lisans başvurusu yapmayı planladığı bildirildi.

Bank of Tokyo-Mitsubishi UFJ (BTMU), Türkiye’de kuracağı alt kuruluş (Bank of Tokyo-Mitsubishi UFJ Turkey Anonim Şirketi) ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) onay vermesi halinde Ekim 2013’te faaliyete geçmeyi planlıyor.
BTMU, 300 milyon dolar (TL cinsinden karşılığı) ödenmiş sermayeyle faaliyetine başlayacak ve toptan ticari bankacılıkta faaliyet gösterecek.

BTMU Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Üst Yöneticisi (CEO) Shoji Nakano, ”Umuyorum 3-5 yıl içinde sermayeyi artırma durumuna gelebiliriz. Tabii ki Türkiye’de iyi iş yaparsak 300 milyon dolar yetmeyecektir. Geleceğe yönelik olarak bu sermayeyi arttırabiliriz” açıklamasında bulundu.

Kaynak: AA





Danimarkalı Saxo Bank Türkiye’ye giriyor

21 03 2012

Basic CMYK

Saxo Bank Türkiye Ülke Müdürü Egemen Kaya, Türkiye’de açacağımız ofis, şu anda görüşmekte olduğumuz bir aracı kurumu alarak olacak. Görüşmeler hala sürüyor dedi.

İSTANBUL – Danimarkalı online yatırım ve finansal alım satım kurumlarından Saxo Bank, Türkiye pazarına bir aracı kurumu satın alarak girecek. Saxo Bank CEO’su Lars Seier Christensen, Avrupa’nın dışında daha uzak, daha başka ülkelere yönelmeyi planladıklarını, büyük bir pazar olan Türkiye’de fiziksel olarak varlıklarını kanıtlamak istediklerini bildirdi.
Stratejik açıdan Avrupa’yı aşıp başka ülkelerden pazar payı kazanmak istediklerinin altını çizen  Christensen, şöyle devam etti: "Avrupa’nın dışında daha uzak, daha başka ülkelere yönelmeyi planlıyoruz. Son 12 ayda 6 ofis açtık. Bunlardan sadece biri Avrupa’da… Stratejimize inanıyoruz ve İstanbul’da da bir ofis açmayı planlıyoruz. Türkiye’nin Saxo Bank’a değer katabileceğine, diğer taraftan Saxo Bank’ın da Türkiye’ye bir şeyler katabileceğine inanıyoruz. Hiçbir şekilde Türkiye’ye gelip ders vermek veya herhangi bir şey öğretmeye niyetimiz yok. Ama uluslararası ürünler konusunda Türk yatırımcılarla birlikte çalışabiliriz."
Türkiye’de ofis açma yönündeki çalışmalarının sürdüğünü belirten Saxo Bank Türkiye Ülke Müdürü Egemen Kaya, "Türkiye’de açacağımız ofis, şu anda görüşmekte olduğumuz bir aracı kurumu alarak olacak. Görüşmeler hala sürüyor. Hangi aracı kurum olacağı üç aşağı beş yukarı belli. Buradaki stratejimiz bir ay içinde biraz daha netleşir. Bu ne zaman olur? 2012 senesinde olur. 2012 içinde ofis açmayı planlıyoruz" şeklinde konuştu.
Kaya, Türkiye’ye gelişlerinde foreks piyasalarına ilişkin Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından yayımlanan tebliğin büyük etkisi olduğunu vurgulayarak, bunun yanı sıra Türkiye’nin büyüyen hızı ve potansiyelinin de gelişlerindeki etkili unsurları oluşturduğunu söyledi.
Foreks piyasasının büyümesi bekleniyor
Türkiye’de foreks alanında 1,5-2 milyar dolarlık bir piyasadan söz edildiğine dikkati çeken Kaya, "Bu piyasanın büyümesi bekleniyor. Biz rekabeti severiz. Rekabetin piyasayı, kurumları geliştirdiğini düşünüyoruz" dedi. Düşen komisyon gelirleriyle beraber foreksin biraz daha cazip hale geldiğine işaret eden Kaya, "Biz banka olarak dünya çapında gününe göre 12 ila 20 milyar dolar arasında işlem yapıyoruz. Türkiye’ye ilişkin belli bir hedef koyduk. Şu anda zaten 1,5-2 milyar dolarlık piyasa var. Bu piyasada var olmak istiyoruz" diye konuştu.
Ofis açıldıktan sonra Türkiye’deki işbirliklerinin artacağını düşündüklerini dile getiren Kaya, şu anda Türkiye’de 4-5 bankayla çalıştıklarını söyledi. Burada hisse senedi piyasalarını ilk etapta düşünmediklerinin altını çizen Kaya, bunların birçoğunun teknoloji altyapısıyla alakalı olduğunu belirtti.
Yüzde 30’u TPG Capital’in
Toplantıda verilen bilgiye göre, Danimarka’nın online yatırım ve finansal alım satım kurumlarından Saxo Bank, bireysel ve kurumsal müşterilerine hisse senetleri, vadeli işlemler, türev ve opsiyon piyasalarında alım satım yapma olanağı sunan üç entegre platformuyla 20 ayrı dilde hizmet sunuyor. 2011 yılında yüzde 6 artışla 3,53 milyar Danimarka Kronu faaliyet geliri elde eden Saxo Bank’ın faiz, amortisman ve vergi öncesi gelirleri (EBIDTA) önceki yıla göre yüzde 4 oranında artış göstererek 1,16 milyar Danimarka Kronu oldu. Bankanın 2011 karı ise 618 milyon Danimarka Kronu olarak gerçekleşti.
31 Aralık 2011 itibarıyla bankacılık hizmetlerinden yararlanan mevduatlarla birlikte Saxo Bank’ın elinde tuttuğu karşılıklar yüzde 13 artışla 33,2 milyar Danimarka Kronu düzeyine yükseldi. Saxo Bank, Ağustos 2011’de yatırım firması TPG Capital’in bankanın ana hissedarlarından biri olduğunu duyurdu. Bu durum, Aralık 2011’de resmiyet kazandı ve TPG Capital, Saxo Bank’ın yüzde 30 payını satın almış oldu. Bankanın diğer hissedarları olan kurucular ise büyük payları elinde tutuyor. Lars Seier Christensen Holding A/S ve Fournais Holding A/S ayrı ayrı yüzde 29,95 paylarla yönetimde etkin konumda bulunuyorlar. Geri kalan hisseler ise bankanın mevcut ve eski çalışanları arasında dağılıyor.

Haber Haynağı:http://www.dunya.com





34 bin kişiye 1 banka şubesi

13 11 2011

bankalar407 bin nüfuslu Muş’ta yaklaşık 34 bin kişiye 1 banka şubesi düşerken, İstanbul’da 1 şube 4 bin 240 kişiye hizmet veriyor.

ANKARA – Kişi başına en az banka şubesi Muş’ta bulunuyor. 406 bin 886 nüfuslu Muş’ta 12 banka şubesi olduğu düşünüldüğünde bu kentte yaklaşık her 34 bin kişiye bir banka şubesi düşüyor.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ile Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden derlenen bilgilere göre, 2010 yılı sonu itibariyle 73 milyon 722 bin 988 kişi nüfuslu Türkiye’de toplam 10 bin 423 banka şubesi bulunuyor.

İller bazında her bir banka şubesinin kaç kişiye hizmet verdiğine bakıldığında; kişi başına en az banka şubesinin Muş’ta en fazla banka şubesinin de İstanbul’da olduğu görülüyor.

406 bin 886 kişinin yaşadığı Muş’ta 12 banka şubesi, 13 milyon 255 bin 685 kişi nüfuslu İstanbul’da ise 3 bin 126 banka şubesi bulunuyor.

Muş’ta yaklaşık 34 bin kişiye, İstanbul’da ise 4 bin 240 kişiye bir banka şubesi düşüyor.

Kişi başına en az banka şubesinin bulunduğu iller sıralamasında Muş’u, Şanlıurfa, Hakkari ve Van izliyor.

Yaklaşık 1,7 milyon nüfuslu Şanlıurfa’da 27 bin 268 kişiye, 251,3 bin kişi nüfuslu Hakkari’de 25 bin 130 kişiye ve 1 milyon 35 bin kişi nüfuslu Van’da ise 24 bin 652 kişiye 1 banka şubesi düşüyor. Şanlıurfada 61, Hakkari’de 10 ve Van’da 42 banka şubesi bulunuyor.

Ağrı, Bingöl, Şırnak ve Siirt’te de her bir banka şubesi başına 20 binin üzerinde nüfus düşüyor. Ağrı’da 22 bin 584 kişiye, Bingöl’de 21 bin 264 kişiye, Şırnak’ta 20 bin 481 kişiye ve Siirt’te de 20 bin 46 kişiye 1’er banka şubesi hizmet veriyor.

Kişi başına en fazla banka şubesinin bulunduğu iller sıralamasında ise İstanbul’un ardından Muğla, Ankara ve Antalya geliyor.

817,5 bin nüfuslu Muğla’da 4 bin 592 kişi başına, 4 milyon 771,7 bin nüfuslu Ankara’da 4 bin 641 kişi başına 1 banka şubesi düşüyor. Muğla’da 178, Ankara’da bin 28 banka şubesi faaliyet gösteriyor.

Yaklaşık 2 milyon nüfuslu Antalya’da ise 420 banka şubesi bulunuyor. Kentte 4 bin 710 kişiye bir banka şubesi düşüyor.

İzmir’de 5 bin 321 kişiye bir banka şubesi hizmet veriyor. En az nüfuslu kentlerden Artvin’de 5 bin 314 kişi başına, Tunceli’de ise 5 bin 899 kişi başına 1’er başka şubesi düşüyor.

Haber Kaynağı





Türkiyenin Yeni Bankası : Bank Audi

6 10 2011

Bank_Audi

BDDK 10 yıl sonra ilk bankacılık lisansını Lübnanlı Audi’ye veriyor.

Vatan‘ın haberine göre, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) 10 yıl aradan sonra ilk bankacılık lisansını vermeye hazırlanıyor.

Üst Kurul’a yakın kaynaklardan edinilen bilgilere göre, daha önce Turgut Yılmaz’ın sahibi olduğu Tekstilbank’ı satın almak için girişimlerde bulunan Lübnanlı Bank Audi, mevduat bankacılığı için BDDK’yla yaptığı görüşmeleri tamamladı.

Gereken şartların tamamını yerine getiren Lübnanlılar, Türk bankacılık sektörüne adım atmak için gün saymaya başladı.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve BDDK Başkanı Tevfik Bilgin’in daha önce ısrarla altını çizdiği 300 milyon dolarlık sermaye yeterliliğini de kabul eden Araplar, şimdi Üst Kurul’un vereceği resmi onayı bekliyor.

Eğer onay çıkarsa Bank Audi, Türk finans sektörünün 45’inci bankası olarak faaliyet gösterecek. Dört katılım bankası da dahil edildiğinde sektörün 49’uncu üyesi olacak.

1830 YILINDA KURULDU
Audi Saradar Group’un sahibi olduğu 1830 yılında kurulan Bank Audi, 11 ülkede faaliyet gösteriyor.

2011 ilk yarısında 29.1 milyar dolar toplam aktife sahip olan bankanın konsolide kârı 179 milyon dolar seviyesinde.

Kasasında 25.3 milyar dolar mevduat bulunan bankanın çalışan sayısı 5 bine ulaştı.

Lübnan’ın en büyük bankası olan Bank Audi, tüm Arap dünyasının dördüncü büyük bankası unvanına sahip.

Banka özel bankacılık alanında Avrupa’da genişlemek için geçen yıl Eylül ayında Commerzbank’ın Monako’daki iştirakini almıştı.

Bankanın sahipleri arasında Sudan Merkez Bankası da bulunuyor.





Yunanlı NBG, Finansbank’ı HSBC’ye mi Satıyor?

5 10 2011

hsbc-finansbank

Yazılarımızda ürünlerine zaman zaman ver verdiğimiz Finansbank’ın HSBC’ye satıldığına dair bazı söylentiler dolaşıyor. Bu söylentiler kulislerden yazılı basına ilk olarak Ekim sayısı bu pazartesi yayınlanan Ekonomist dergisiyle yansıdı.

Yaklaşık bir sene önce; Finansbank‘ın ana hissedarı olan, Yunanistan’ın en büyük bankası National Bank of Greece (NBG)’nin menkul kıymet arz etmek suretiyle 2.8 milyar euro civarında bir tutarda sermaye artırımına gideceğinden, bu plan dahilinde Türkiye’deki iştiraki Finansbank’ın hisselerinin bir kısmının satışını planladığından bahsetmiştik. Ancak daha sonra İMKB’de banka hisse senetlerinin performansının da etkisiyle, Finansbank ikincil halka arzı belirsiz bir tarihe ertelendi.
Krizdeki Yunanistan’ın en büyük bankası olan NBG, Finansbank bacağında açıklanan güçlü kar rakamları sayesinde, Yunanistan krize girdiğinden beri istikrarlı bir şekilde kar açıklayabilen belki de tek banka konumunda. Ülke krizden tamamen çıkmadan bu karlardan vazgeçmek ne kadar akıllıca olur tartışılır. Finansbank’ın HSBC tarafından satın alınması hakkında Ekonomist Dergisi tarafından yayınlanan haber de net bir bilgi vermiyor zaten, sadece anonim olarak sektör profesyonellerinden alınan bilgileri paylaşıyor.
Haberdeki gerçeklerden bahsedersek; HSBC’nin Türkiye’de büyümek için satın alma stratejisini benimsediği bir gerçek. İlk olarak tek şubeli bir butik bankayken Demirbank’ı satın aldı. Daha sonra Boyner’den Advantage taksitli mağaza kartlarını alarak taksitli kredi kartına çevirdi. Ne yazık ki her iki satın alım neticesinde gerçekleşen büyüme beklentilerin altında kaldı.
Geride bıraktığımız Ağustos ayında HSBC Türkiye CEO’su ve Genel Müdürü Martin Spurling, 2011-2014 arasını kapsayan stratejik planın detaylarını değerlendirmek üzere banka üst yöneticilerinin de katılımıyla İstanbul’da bir basın toplantısı düzenlemişti. Spurling, Türkiye’nin HSBC Grubu’nun gelişmekte olan öncelikli pazarlarından biri olduğunu vurgulayarak, Türkiye’de daha hızlı büyümeyi öngören yeni yol haritaları olduğunu açıklamıtı. Gelişmekte olan piyasalarda önemli bir deneyimi bulunan ve değişik ülkelerde krizlere tanıklık etmiş Spurling, stratejik plan kapsamında müşteri sayısını 3. 5 milyondan 5 milyona yükseltmeyi, 2012 ikinci yarısında 30 yeni şube açmayı ve bireysel bankacılıktaki mevduat ve kredileri 2014′e kadar iki kat büyütmeyi hedeflediğini açıklamıştı.
Bu açıklamaya geri dönüp baktığımıda bu iddialı hedefi hayata geçirebilmek için HSBC’nin en az kendi büyüklüğünde bir banka satın almasını gerektiği gibi bir durum zaten açıkça ortaya çıkıyor. En az kendisi kadar diyoruz, çünkü satın alınmaya müsait bankalar göz önüne alındığında fazla seçenek kalmamış durumda. Söz konusu büyümeyi sağlayabilecek bankalardan TEB ile Fortis zaten birleşti. Denizbank ve Şekerbank satın alınmaya müsait ama hedeflenen rakamlar açısından yeterince büyük değiller.  Geriye sıralamada kendilerinden ileride olan, ancak ana hissedarlarının bağlı bulunduğu ülkenin krizde olması nedeniyle kaynak arayışında olan Finansbank en ideal alternatif olarak öne çıkıyor.
Finansbank oldukça karlı bankacılık branşları olarak bilinen kredili mevduat hesapları (KMH), ihtiyaç kredileri, kredi kartı ve KOBİ bankacılığında oldukça güzel bir müşteri portföyüne sahip. Bu faaliyetler ağırlıklı olmak üzere önemli karlar açıklamaya devam ediyor. Dolayısıyla tarafların ikisini de mutlu edecek ve 2014′te tamamlanacak bir satın alma sürecinin iki bankanının da yabancı merkezli olmasından dolayı yurtdışında başlayıp neticelenmiş olması mümkün.
Eğer iddialar doğruysa konuyla ilgili açıklamaların Ekim ayının ikinci yarısından sonra yapılacağı tahmin ediliyor. Böyle bir satın alınma gerçekleşirse, özellikle kredi kartı ve KMH’ta örtüşen iki bankanın ürünlerinde nasıl bir değişim yaşanacağını takip ediyor olacağız.

Kaynak: http://www.tuketicifinansman.net/2011/10/yunanli-nbg-finansbanki-hsbcye-mi-satiyor.html#ixzz1Zw3bauWs





Türk bankacılık sektörüne yeni bir banka daha katılıyor…

4 10 2011

196690_korfez-ulkeleriBankacılık sistemine uzun aradan sonra yeni oyuncu geliyor. Körfez’den bir banka, Türkiye’de faaliyete geçmek için başvurdu. 300 milyon doları da yatıran banka, lisans için gün sayıyor

Küresel krize rağmen elde ettiği rekor kârlarla dünyanın dev bankalarını kıskandıran Türk bankacılık sektörüne yeni bir oyuncu daha katılıyor.

Star’ın haberine göre Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) yeni bankaya vereceği lisans ile birlikte halen 48 olan banka sayısı 49’a yükselecek.

Türkiye’nin yeni bankasının sahipleri Körfez’den olacak. BDDK’ya, küresel krizin ardından Türkiye’de bankacılık yapmak için yaklaşık 10 yabancı banka yazılı veya sözlü olarak başvuruda bulunmuştu., Bu başvurular arasında yer alan Körfez ülkelerinden birine ait dev banka, BDDK’nın kriterlerinin tamamına yerine getirdi. Banka, 300 milyon dolarlık sermaye getirmeyi de kabul etti.

Bankayla ilgili güvenlik incelemeleri de olumlu çıktı. Sıra, BDDK kurul üyelerinin onayına geldi. Onayla birlikte, Türkiye yıllar sonra yeni bir bankaya, sıfırdan bankacılık yapma lisansı vermiş olacak. Yeni bankanın, mevduat toplama izni de bulunacak. BDDK’nın onayının ise bu ay içinde çıkması bekleniyor.

Krizin ardından bankacılık lisansı almak için başvuruda bulunan yabancı bankaların arasında Avrupa, ABD ve Çin merkezli bankalar da bulunuyordu.

Dünyanın dev bankalarının temsilcileri ile de lisans için çeşitli görüşmeler yapıldı. Görüşmelerde, yabancı bankalar en çok 300 milyon dolarlık sermaye şartından şikayet etti. BDDK ise 300 milyon dolarlık sermaye getirme şartından geri adım atmadı. Bu nedenle, ABD’li ve Avrupalı bankaların, Türkiye’de bankacılık yapma hayali şimdilik askıya alındı.